Bölüm 24

~Sarptan~

Elmira’ma sarılmayı özlemişim. Hem ne ara geldi ki o buraya?

-Hay ben senin! Lan bıraksana Sarp! Şimdi Elmira sanıp becerecek beni.

Bu boru ses Elmira’ya ait olamaz. Gözlerimi açmakla acı gerçekle yüzleştim.Yatakta Serhat’a sarılmışım onunla da kalmamışım elim kalçasında. Yüzündeki ifadeyi görünce kahkahama engel olamadım. Büyük ihtimalle beni uyandırmaya çalışmıştı, Elmira sandım. Ayağa kalktı ve üstünü düzeltti.

-Sağlam mal varmış sende kardeşim.

Serhat hınzırca gülümsedi.

-Kardeşine mi göz diktin? Belki karşı cinsten esmer bir güzellik olsaydın şansın olabilirdi. Hadi kalk gidiyoruz.

 Serhat’a arkamı dönüp tekrar gözlerimi kapattım.

-Serhat  havamda değilim.

Biraz sessiz kaldıktan sonra ayak sesleri ve dolap kapağının sesi geldi. Bir kaç hışırdama gelince merak ettim ve arkamı dönüp, dirseğimin üzerinde doğruldum.

-N’apıyorsun lan?

Elinde kot pantolon, beyaz bir tişört ve deri ceketim var. Rasgele çektiği belli. Serhat giyime oldukça önem verir. Kolumdan tutup kaldırdı beni.

-Hadi giy şunları, biraz stres atalım olanlardan haberim var.

-Elmira’dan mı? O iyi mi? Durumu nasıl?

Bizden başka kimse bilmiyor kavgamızı. Büyük ihtimal Elmira’dan duydu. O ise bana gözlerini devirdi ve kıyafetleri üzerime fırlattı.

-Doğru tahmin etmişim. Hadi bekliyorum.

Güzel yemledi beni. Aslında iyi gelebilir kendimi çok kötü hissediyorum. O çıkınca bende ayağa kalkıp hazırlanmaya başladım. Utanmasam çocuk gibi oturup ağlayacağım. Eğer böyle devam edersem yakında onu da yapacağım. Annemlere yakalanmadan çıkabildik sonunda. Arabaya binince geri yaslanıp kendi içimde düşünce tufanına yakalandım.

-…edebilirim. Lan! Sarp diyorum!

Serhat’ın sesiyle kendime geldim. Sadece bir ‘ha’ sesi çıkardım.

-Elmira’yla ne oldu? Anlat da halledelim şu işi.

Derin bir nefes aldım ve ikilemde kaldım. Serhat ise bir bana bir yola bakıyor. Sabırla anlatmamı bekledi. Daha fazla bekletmek istemeden anlatmaya başladım. Serhat her zaman bir çözüm bulmuştur. Elmira’nın özel sırlarını es geçerek anlattım. Serhat tamda olması gereken gibi bana kızdı.

-Oğlum harbi malsın. Bu Elmira, başkası değil. Sen bu kızı hiç mi tanımadın? Ben bile inanmam böyle bir şey yapacağına.

-Biliyorum Serhat, biliyorum. Sen bana nasıl düzelteceğim onu söyle.

Suratında kurnaz bir ifade var. Hınzırca gülümsedi ve gaza yüklenip yola odaklandı.

-Tabiki dışardan yardım alarak.

Ben bu bakışı biliyorum sanki, hadi hayırlısı. Geldiğimiz yeri görünce şaşırdım açıkçası. Mert’in mekanına gelmeyi beklemiyorum. Serhat hızla indi ve önden ilerlemeye başladı. Uyuşuk adımlarla arkasından ilerledim. İçeri girince gözlerimle etrafı taradım ve masada kucağında kadınla yiyişen bir Burak ile karşılaşınca kan beynime sıçradı. Gökte ararken yerde buldum…

Hızlı adımlarla Burak’a doğru yürürken sadece öfke hissediyorum. Bütün damarlarımda saf öfke ve nefret dolanıyor. Yanına gidince tepesine dikildim ve beni fark etmesini bekledim. Böylesi daha zevkli olacak. Ceketimi çıkarıp yanına attım ama beni fark etmedi. Gömleğimin kollarını yavaşça kıvırmaya başladım. Birkaç kişi beni farkedip endişe ve merakla izlemeye başladılar. Kadının göğüslerine o kadar derin gömülmüş ki, penisini kesseler fark etmez. Kucağındaki kadın beni fark edince bana göz kırptı. Ufaktan gömleğimin kollarını katlamaya devam ederken kadına sinirli bir bakış atıp, kafamla gitmesi için işaret verdim.

Kadın geri çekilirken Burak “Nereye bebeğim?” Diye sorarken piçi yakasından kavradığım gibi koltuğun üzerinden çektim.

-Partner değişimi. Yeni partnerin benim beğendin mi?

Bana tam bir şey diyecekti ki kafayı koydum piçe. Burnundan oluk oluk kan akarken, tekrar omzundan kavrayıp ayağa kaldırdım. Bir yumruk daha vurdum ve bu sefer yerde kalmasını sağlayıp üzerine çöktüm ve güvenlik diye bağırmalar başladı. Herkes pür dikkat bizi izler vaziyette. Mert ve Serhat yok anlaşılan. 

Güzel, bu işime geldi. Yani bu orospu çocuğunu elimden alacak kimse yok.

Bir yumruk daha geçirdim ve tekrar yere yığıldı. Tüm gücümle kaburgalarına bir tekme savurdum. O kıvranırken ben eğilip yakasından kavradım ve dişlerimin arasından, zorla uyarılarımı sıraladım.

-Birincisi, seni bir daha Elmira’nın yakınında görürsem senin o ayaklarını çekiçle ezerim, yürümeye hasret kalırsın. İkincisi, eğer bir daha sevgilime iftira atacak olursan senin o beynin kadar küçük olan erkekliğini sana yediririm. Son olarak bana Bahar’ın yerini söyleyeceksin. Kahkaha attı ve ağzındaki kanı tükürdü.

-Benim artığımla bu kadar eğleneceğini tahmin etmemiştim.

Yakasını bıraktım ve sinirimi alamayarak suratına bir tekme indirdim. Şu anda sinirimi frenleyemiyorum, Burak’ın geberdiğini görmek istiyorum. Tekrar üzerine çıktım ve suratını bütün gücümle yumruklamaya başladım. Kendinden geçti, suratı kanlar içinde kaldı ama yetmiyor. Birileri kolumdan kavradı ve geriye doğru çekti. Kendimi bir hışımla kurtarıp tekrar üzerine atlayacaktım ki, çok daha sıkı bir şekilde iki kolumu kenetledi. Bağırarak beni bırakmalarını söyledim ama nafile. Burak’ı iki kişi yerden kaldırdılar. Ne boka kaldırıyorlarsa! Bırakın gebersin piç. Mert’le Serhat beni sürükleyerek götürüyorlar. Mert en az benim kadar öfkeli bir biçimde bağırdı.

-Bu ne lan böyle? Anlaşmalı mısınız, manyak mısınız? Nesiniz oğlum siz? Gündüz Elmira, akşam sen! Smackdown ringine çevirdiniz mekanı. Artık turnuvalar düzenleyeceğim, sadece ikinizi koysam ortaya yetersiniz…

Söylene söylene beni ilk tanıştığımızda oturduğumuz odaya attı. Tam kapıdan geri çıkacaktım Serhat kapının önüne dikildi.

-Sakinleş lan. Adamın ağzına sıçtın zaten. Sabahı zor çıkarır. Dua et polis karışmasın işin içine.

Yatağa oturdum ve başımı ellerimin arasına aldım. Sakinleşmeye çalıştım. Ellerim titriyor. Bugün hiç uygun bir zaman değildi. Her şey neden bu kadar üst üste geldi anasını satayım ya? Acaba Elmira şu an ne yapıyor? Elmira demişken, aklıma gelen şeyle kafamı Mert’e çevirdim. Jeton yeni düştü.

-Elmira gündüz burada mıydı?

Mert sinirle nefesini verdi. Ayağa kalkıp mini bara yöneldi ve üç kadehle bir viski çıkardı. Bir yandan kadehleri doldururken, bir yandan da olanları anlatmaya başladı.

-Barı birbirine kattı. Üniversite öğrencisi iki kızla anlaşma yapmıştım. Saat dörtten yediye kadar doğum günü kutlaması için kiraya verecektim. İyi para verdiler. Patron da izin verince kabul ettim. Elmira bana uğramış, kızlar Elmira’ya mı ne bulaşmışlar. Bizim gladyatörde dördünü birden alaşağı etmiş. Ortalık karıştı, kızlar polise gittiler. Ben polislere Elmira’nın durumundan bahsettim, hallettim işi. Şimdide sen gelip anasını ağlattın. Derdiniz ne sizin?

Kahkahamı engelleyemedim. Geriye yaslandım ve gülmeyi sürdürdüm. Mert ve Serhat her ne kadar delirmişim gibi baksalar da sakince gülme krizimin bitmesini beklediler ama daha çok beklerler. Yavrum benim be! Dört kişi ha? Daha da gülesim geliyor. Geçen seferki kavgada da, şaka maka bizi dayak yemekten Elmira kurtardı. Dövüş sporlarında profesyonel olmasının yanı sıra, normal kadınlardan daha güçlü bir yapısı var. Bazen bana bile güç yetirebiliyor.

Özledim, hem de çok fena özledim. Burnumun direğinin sızladığını hissetmemle gözlerim yanmaya başladı. Önümdeki içkiyi tek seferde kafama diktim. Soran olursa içkiden dolsun gözlerim…

Elmira’yı kaybedemem, o benim hayatımdaki her şeyden daha önemli. Onu kaybetme düşüncesi içimi parçalıyor. Yaptığım şey gerçekten korkunçtu, kendimi affettirebilmemin hiçbir yolu yok. Sahi ben nasıl bu kadar kısa sürede Elmira ’sız yapamaz oldum? Onun olmadığı her an oksijen değil, zehir soluyorum sanki. Ölmemiş bir insana kalp masajı yaparsın ya, aynen o etki vardı üzerimde. Bir anda kalbim kilometrelerce koşmuşçasına hızlı atarken, bir anda ölüm döşeğinde son nefesini veren bir insanın kalp atışları gibiydi. Nasıl olacak bu halim bilmiyorum. Yakında kalp krizi geçirmezsem iyidir. Saatler ilerledikçe içip konuştum. Serhat koltukta sızarken, ben içmeye devam ediyordum. Ona her şeyi bildiğimi söyleyince şok oldu.

-Şaşırdım. Elmira bunları sana anlattığına göre gerçekten değerlisin. Burak hıyarı bilmedi kıymetini, ama sana güveniyorum.

Dişlerimi sıktım ve zorla kelimeleri toparlasam da, konuşabildim.

-Bana o piçten bahsetme. Hadi bana eyvallah.

Yanda duran ceketimi alıp giydim ve kalkmak için hamle yaptım. İlk denemede kalkamasam da ikinci denememde kalktım ve Mert’e elimi uzattım. Uzattığım eli tuttu ve kıracak gibi sıktı.

-Araba kullanma sakın. Ayıldığın zaman tekrar gel konuşalım. Serhat’ı ben hallederim. Hadi iyi geceler.

Elimi ondan kurtardım ve Serhat’a son bir bakış atarak odadan çıktım. Ufaktan ilerlerken kadının tekine çarptım ve “Ayı” diye çemkirince arkamı dönüp lafımı esirgemedim.

-Birileri aradığını bulamamış. Sinirini yabancılardan çıkarmamalısın.

Arkasını dönüp bana orta parmağını gösterdi. Kezban diye geçirmeden edemedim. Giydiği elbisenin eteği kıçını zor örtüyor çekiştirip duruyor. Yoluma döndüm ve yürürken tuvaleti görünce, ihtiyacım olduğunu fark ettim. Kapıyı açıp içeri girince, tecavüze uğramış gibi bağıran bir grup kızla karşılaştım. Anında küfrederek dışarı çıkıp tabelaya baktım. Kadın tuvaletiymiş. Erkekler tuvaletine yöneldiğime emin olduktan sonra işimi halledip çıktım.

Yüzüme defalarca su çarptıktan sonra, ellerimi lavabonun mermerine dayayıp aynada kendimi izlemeye başladım. Öyle amaçsızca, boş boş izliyorum. Kafam bomboş, hiçbir şey düşünemiyorum. Ne kadar güzel bir duyguymuş bu?

Birden gözümün önüne Elmira ve kasığındaki koyu kırmızı lekeler belirdi. Gözlerim sulanmaya başladı. O pezevengi ceddine kadar araştırıp bulacağım. Kafamı sertçe sallayıp kendime geldim. Tuvaletten sarsak adımlarla çıktım ve koridorda yürümeye devam ettim. Korumalara selam vererek dışarı çıktım ve derin bir nefes aldım.

Öylece yürümeye başladım. Taksiye binebilirim ama yürümek istedim. Bakalım düşmeden gidebilecek miyim? Her zerrem Elmira’yı özlediğini haykırıyor. Bu aralar kendimi çocuk gibi hissediyorum. Sebebini bilmiyorum. Bir anlığına gözümün önüne, Elmira’nın on iki yaşındaki hali geldi. Çaresizce ağlayışı, bir umut kurtarır diye annesinin gözüne bakışı. Birde o şerefsiz, piç herif. Sekse düşkün olmayı anlayabilirim ama bir çocuğa. Lan bir çocuk ya, bir çocuk. Ne kadar olgun gösterirse göstersin o bir çocuk. Kafam almıyor, beynim kabul edemiyor.

Benim için seks önemli fakat asla bir çocuğa karşı öyle bir şey hissetmedim. Nasıl hissedebilirdim ki? Onlar tertemiz ve masumlar. Akıllarında hiçbir şekilde cinselliğe dair kırıntı yok. O piçi bulup geberteceğime dair yemin ettim. Ama öncesinde, Burak tamamdır. Sırada Bahar var. Bahara öyle bir şey yapacaktım ki bu ülkeyi terk edecek.

Bir an bulunduğum yere baktım ve buraya nasıl geldiğimi anlayamadım. Her neyse, zaten anahtarı bırakıp gitmeyecek miydim? Uzunca bir süre kapıda öylece dikildim. Ne olacaksa olsun dedim ve zili çaldım. Kısa bir bekleyişten sonra ses gelmeyince ikinci kez bastım. Fakat yine ses gelmedi. Endişelenmeye başladım.

Elmira’nın uykusu hafiftir bildiğim kadarıyla. Anahtarı elime aldım ve deliğine tutturmak için bir süre çaba harcadım. Sonunda tutturmuştum. Anahtarı sağa doğru bir kez çevirince kapı açıldı. Yavaşça içeri girdim ve salonun ışığını açtım. Kimseler yoktu. Evin huzur verici vanilya kokusunu içime çektim.

Bir süre düşündüm, etrafa bakınca yatak odasının ışığı yanıyor. Kalbim korkuyla atmaya başladı. Yavaş adımlarla ilerledim ve kapı aralık olmasına rağmen bir kez vurdum. Ses gelmeyince korkum daha arttı, hiç düşünmeden içeri girdim.

Rahatlamanın verdiği etkiyle derin bir nefes aldım. Şaşkın diye içimden geçirmeden edemedim. Başına ve bedenine sardığı havluyla yatağın üzerinde uyuyakalmış. Yan bir şekilde, bacaklarını kendine çekmiş yatıyordu ve üşüdüğü her halinden belliydi.  Yavaş yavaş sarhoşluğumu atmaya başlamıştım. Yanına ilerleyip havlusunu tuttum ve ıslak olmadığını gördüm. Kesin üzerinde kurudu, salak.

Her şeyi siktir ederek Elmira’yı hafifçe kaldırdım ve altında kalmış olan battaniyeyi çekip üzerine örttüm. Birden içeriye ayakkabılarla girdiğim gerçeği aklıma gelince, cin çarpmışa döndüm.  Her ne kadar psikopatta olsa, neticede bir kadın. Ayakkabılarımı, çoraplarımı ve ceketimi sessizce çıkardım. Anahtarlara yönelip ışığı söndürdüm. Battaniyeyi tereddütle kaldırıp Elmira’nın yanına yattım. Korkarak elimi beline sardım ve kendime çekerek sarıldım. Buz gibiydi teni. Başındaki havluyu yavaşça çektim ve nemli saçlarını bir kenara iterek başımı boynuna gömdüm, derince kokusunu içime çektim. Kendini bana doğru iterek, vücudunu iyice yapıştırdı. Hafifçe titriyor. Elimi belinden çekerek ellerine götürdüm ve soğuk ellerini ısıtmaya çalıştım. Hafifçe kıpırdandı ve kafasını bana doğru çevirip, hafifçe mırıldandı.

-Sarp, sen misin?

Elimi elinden çekip, yanağını okşadım ve boynuna ufak bir öpücük koydum.

-Evet canım, benim. Hadi uyu sen ben buradayım.

Kafasını salladığını hissedebiliyorum. Bana doğru döndü ve kolunun tekini belime sardı, diğerini göğsümün üzerine koydu. Şu anda titreme sırası bendeydi. Çünkü Elmira’nın havlusu kayıp açılmıştı. Elmira resmen çıplaktı. Elmira’ya yavaşça fısıldadım.

-Elmira, hadi kalk üzerine bir şeyler…

-Sarp ben çok üşüyorum.

Arada gelen titremelerden belliydi zaten üşüdüğü. Derin bir nefes aldım ve sakin olmaya çalıştım. Havlusunun ucunu bulmaya çalıştım ama pek başarılı olamadım. Neyse ki sadece kolları sarılıydı. Elimi göğsüne değmemeye çalışarak sırtına koydum. Gerçekten çok soğuktu, iyi ki ateşi yok. Hay elimi koymaz olaydım. Elmira bana iyice sokuldu. Sarıldığı yetmezmiş gibi bacağını üzerime attı. Stresim git gide artıyor. Soğuk terler dökmeye başladım.

Gözlerimi bir süre kapattım ve derin derin nefesler eşliğinde meditasyon yapmaya başladım. Pekala düşünüyorum, şu anda iş yerinde yeni sistem ultrason cihazları hakkında bir toplan… Iı, bu ne la? Zihnim başka bir şey bulamadı sanki. Nefret ediyorum o toplantılardan, o keltoş hele…

Başka bir hayal deneyelim. Ender rastlanan yeni bir hayvan bulduğunu düşün, o hayvanın genetiğini araştırıyorsun. Bir de baktın ki çapraz DNA’ya sahip. Vay bu bir ilk. Bi… Ah, ama laboratuvarda kimse sizin bacaklarınızın arasına bacağını sokmaz. Allah’ım bu kuluna acı! Birazdan hiç iyi şeyler olmayacak. Keşke ceketimle yatsaydım. O zaman Elmira’yı bu kadar yakından hissetmezdim.

Sakin ol Sarp, sakin oğlum. Sen deneyimli bir insansın, bu tür şeylerle tahrik olmazsın. Bu kişi Elmira. Elmira’ya karşı arzu duymam kendimi sapık hissetmeme sebep oluyor. Hayatımın en zor gecesini geçiriyor olabilirim, bir yere yazmalıyım. Sıcak nefesi boynuma çarpıp durması ekstra bir zorluk çıkarıyor bana. Aslına bakarsanız ben sakinim ama hormonlarım sakin olamıyor. Elmira çok yardımcı oluyor bu konuda sağ olsun. Şimdi bu uyandığı zaman bana sapık damgası vurur.

Ben hala burada ne yapıyorum? Gerçekten uyandığı zaman vereceği tepkiden korkmuyor değilim. Kendimi affettirmek için her şeyi denemeye hazırım. Çünkü şu an çok daha iyi anlıyorum Elmira olmadan ben bir hiçim. Her daim onu yanımda hissetmek istiyorum. Bir an kendi kendine mırıldanmaya başladı. İşte şimdi yandım…